Hayatımız, yaşanmışlıklarla dolu derin ve bir o kadar da uzun bir yoldur. Hepimiz bu yolda bazen kolaylıklarla bazen de zorluklarla karşılaşmaktayız. Ben bu hayatta çok büyük mutlulukların büyük zorluklardan sonra geldiğine inanmaktayım. Ve zorlukların ardından gelen mutluluğun değerli oluşunu da yaşanılan zorlukların insanlara kattığı farkındalıklardan kaynaklandığını düşünmekteyim. Buna göre tecrübeler zaman içinde insanların hem kendilerini hem de hayatlarını tanımalarında çok büyük bir rol oynamaktadır diyebiliriz.
Konuyu hayat ve tecrübe olarak ele aldığımızda, ben çoğunlukla
yetişkinlerin çocukları adına karar verebileceği düşüncesini savunmaktayım. Bu
düşünceyi savunmamdaki en önemli neden ise daha henüz hiç kimsenin her şeyi
öğrenebilecek kadar bu dünyada hayatını sürdürememiş olmasıdır. Bu cümleyi
ele alırken çok büyük tecrübeler kazanmış yetişkinlerin bilgi düzeyini
düşündüğümüzde, kendi çocuklarının tecrübe açısından bu seviyenin çok ama
çok altında kalabileceklerini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu durum ise “yetişkinler,
çocukları adına karar verebilir mi?” sorusunun en önemli cevaplarından bir
tanesi olduğunu göstermektedir.
Çocuklar Adına Karar Verilirken Dikkat Edilmesi Gereken Önemli Bir Detay!
Bu konuda dikkat edilmesi gereken en önemli uyarı; çocuklar adına karar verilirken yetişkinlerin, onların duygu ve düşüncelerini de göz önünde bulundurma zorunluluğunun bilincinde olmasıdır. Lakin geri dönüşü zor olan kararlar verileceği bir durumda yani yetişkinler çocukları için bir tehlike gördüklerinde, duygusal davranmaktan çok mantıksal davranarak onlar adına karar vermelidir. Örneğin bir aile, çocuğunun üniversite tercihlerinde ısrarla okumak istediği bölümü tercih listesinden kaldırmasını isteyebilir. Bunun nedeni ise ailenin o bölümün gelecek yıllar içerisinde iş istihdamında yer alamayacağını, içinde bulundukları dönemdeki o bölümü okuyan öğrencilerin durumundan biliyor olmalarıdır. Bir diğer örnek ise evliliğin ne olduğunu sadece dış çevreden analiz eden, henüz yeni olgunluk çağına girmiş bir çocuğun anlık bir heyecanla evlenmek istemesini, ailesi edindiği tecrübelerle reddederek onun evlilik şartlarını yerine getirene kadar evlenmemesine karar verebilir.
Buradan şu durumu anlamalıyız; yetişkinler inat duygusundan yoksun kalmaya çalışarak mantıksal açıdan hareket ettiğinde, çocukları için her zaman 2 karar verme bilgisine ve hakkına sahiptirler. Çünkü yaşadığımız dünyada hiçbir zaman bilenle bilmeyen ve yaşayanla yaşamayan bir olmamıştır. Karar verme durumuna bu açıdan baktığımızda yetişkinler çocukları adına çoğu zaman karar vermelidir, geriye kalan kısımda ise edindikleri tecrübeler ile birlikte çocuklarına özgüven aşılayarak onların mantıklı bir şekilde karar verme özelliğini geliştirmelerinde katkıda bulunmalıdırlar.
Yetişkinler, Çocukları Adına Karar Verdiğinde Oluşacak Yararlar:
- Zaman tasarrufu sağlanır
- Tehlikelerle karşılaşma ihtimali azalır
- Yanlış kararların verilme ihtimali azalır
- Tecrübeler analiz edilir
- Doğru ve yanlış kavramlarıyla yeniden tanışılmış olunur
Yetişkinler, Çocukları Adına Her Zaman Karar Verdiğinde Oluşacak Zararlar:
- Özgüven eksikliği yaşanabilir
- Hayatın eksik anlamlandırılma tehlikesi meydana çıkabilir
- Her kararı yetişkinler verdiğinde çocuklar hatanın ne olduğunu anlayamayabilir
- Tecrübeler ders olarak görülmekten çok umutsuzluk olarak
görülür.


Yorum Gönder